TELEFON VE İNTERNETE BAĞIMLILIK İLAÇ TEDAVİSİ VE TERAPİ GEREKTİRİYOR
Teknolojik ilerlemeyle ortaya çıkan ve gençliğin ruhsal sağlığını hedef alan modern çağın yeni sorunları nomofobi (cep telefonundan mahrum kalma korkusu) ile netlessfobinin (internetsiz kalma korkusu) oluşturduğu tehdit endişe verici boyutlara ulaştı.
Tarih: 31.10.2016 12:18:10/ 654okunma / 0yorum

 

Özellikle gençler arasında daha sık karşılaşılan cep telefonundan mahrum kalma korkusu, yani İngilizce
“no mobile phobia” kelimelerinden türetilen nomofobi ile internetsiz kalma korkusu olarak tanımlanan
“netlessfobi” günden güne artıyor. Batıda intiharlara yol açan, Türkiye´de de giderek yaygınlaşan nomofobi ile
netlessfobi, akıllı telefon ve internete ulaşma imkanlarının artmasıyla endişe verici bir boyut kazandı.
Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, akıllı cihazların
yoğun ve kontrolsüzce kullanılmasının sosyal ve psikolojik anlamda olumsuz sonuçlar doğurduğuna dikkati çekerek,
bağımlı olmuş bireylerde cep telefonundan ve internetten uzaklaşmanın endişeye yol açtığını belirtti. Akıllı telefonların
zararlı kullanımı ve internette aktif olamama durumuna dair 15-24 yaş kuşağı arasında sanal bir bağımlılık oluşturduğunu
belirten Tarhan, bu bağımlılık türünün 2013´te literatüre "davranışsal bağımlılık" olarak girdiğini söyledi.

BAĞIMLILIK İLAÇ TEDAVİSİ VE TERAPİ GEREKTİRİYOR
Nomofobi ve netlessfobinin zihinde aşırı uğraş oluşturduğunu kaydeden Tarhan, bu bağımlılık türlerinin beyindeki ödül-ceza
sistemini bozduğunu vurguladı. Prof. Dr. Tarhan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bağımlı olan kişi cihaza ulaşamayınca korku
paniğe kapılabiliyor. Akıllı telefonuna, internete ulaşamayınca endişe içine girip kriz geçiriyor. Tıpkı uyuşturucu kullanımı gibi.
Örneğin atlayıp 90 km gidip telefonunu alıp geliyor. Ya da araç kullanırken mesaj atmaya çalışmak, internete ve sosyal mecralara
bakmak bu bağımlığın yansımalarına örnektir. İşte burada bağımlılık oluşmuş demektir. Zira aşırı zihinsel uğraş meydana gelmiş oluyor.
 

YOKSUN BIRAKILDIĞINDA, KRİZ BELİRTİLERİ
Nomofobi ve netlessfobinin bireydeki tipik belirtilerinin eskiye nazaran daha çok görülmeye başladığını vurgulayan Tarhan,
güne başlarken ilk iş akıllı telefon ve interneti kontrol etme, gittikçe artan kullanım, yoksun kalma halinde kriz gibi belirtilerinin olması
halinde kişinin bağımlı olabileceği uyarısında bulundu. Tarhan, belirtilerin aynı zamanda günlük hayatı bozduğuna işaret ederek,
“Beynin ödül-ceza sistemi bozulmuştur. Dolayısıyla kişi hasta kabul edilir ve bu durum tedavi gerektirir.” diye konuştu.

TEDAVİ İKİ AŞAMADA GERÇEKLEŞTİRİLİYOR
Nomofobik ve netlessfobik vakalarda artış olduğunu söyleyen Tarhan, kendi kliniklerinde de benzer vak´alarla karşılaştıklarını kaydetti.
Özellikle ergenlik çağındaki çocuklarda akıllı cihazlar ve internette daha çok zaman geçirmek için okulu reddetme gibi eğilimlerin ortaya
çıktığını ifade eden Tarhan, tedavinin iki aşamada gerçekleştiğinin vurguladı. Tarhan, tedavi yöntemini ise şöyle açıkladı: “Beynin kimyası
bozulduğu için 2-3 haftalık bir ilaç tedavisi uyguluyoruz. Yani kişiyi hastaneye yatırıyoruz. İlaçla beraber bireyi akıllı cihazlardan ve internetten
yoksun bırakıyoruz. Sonrasında ise bireysel ve grup terapileri ile tehlikeli ve zararlı kullanım algısı oluşturuyoruz.”

ALZAYMIR HASTALIĞINA NEDEN OLUYOR

Hastalığın beyni tembelleştirip hayal kurmayı da engellediğini ifade eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Birey uzun vadede hayal kurmayı unutuyor.

Hayal endüstrisi dediğimiz sinema, televizyon gibi unsurlar, fazla muhatap olmaktan dolayı kişide hazır ilgi alanları oluşturuyor. Birey bu defa

önüne hazır geleni tüketmeye alışıyor, böylece çalışmayan tembel beyinler ortaya çıkıyor.” görüşünü dile getirdi. İnsanlık tarihinde ilk defa böyle

bir dönem yaşandığını vurgulayan Tarhan, şöyle devam etti: “Tüm dünyada bununla ilgili risk analizi yapılıyor.

Sosyalliği bozuyor. Düşünce alışkanlığını değiştiriyor. Kişi, beyinde deha adacıklarına sahip olmasına rağmen sohbet edemez hale geliyor.
Sosyal zekaları düşük, mantıksal zekaları yüksek çocuklar yetişiyor. Sosyal temas olmadığı için Batıda bu bağımlılıklardan kaynaklı ileri yaş
intiharları arttı. Bu bağımlılıklara kapılan bireyler zevk odaklı kişilerdir. Bu da zihnin depresif olması ile ilgilidir. Tedavi edilmemesi halinde
alzaymır hastalığına dönüşme tehlikesi vardır.”

KONTROLLÜ KULLANIM TAVSİYE EDİLİYOR

Ebeveynlere tavsiyelerde bulunan Nevzat Tarhan,“Çocuğu 12 yaşına kadar mahrum bırakıp bir anda akıllı cihazları eline tutuşturmak doğru değil.

Anne babalar kontrollü bir şekilde çocuğun akıllı telefonlarla, internetle tanışmasını, onu kullanmasını temin etmeli. Amacına uygun kullanılmasını sağlamalı. Bir de tabii medya okur yazarlığı gibi internet okur yazarlığı geliştirmek lazım.” dedi.

NOMOFOBİ İLE NETLESSFOBİNİN YENİ NESİLDE GÖRÜLMESİ NORMAL

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefa Saygılı, nomofobi ve netlessfobinin sosyal ilişkileri bozduğunu
vurgulayarak, “Yeni nesil akıllı cihazlarla adeta yapışık bir hayat yaşıyor. Cihazları hayatlarının bir parçası haline gelmiş durumda.
Telefon numaraları bu insanlar için kimlik gibi olmuş.” dedi. Saygılı, yeni neslin akıllı telefonlarla internete girerek ya da oyun oynayarak
cihazın marifetlerinden faydalandığını, bu durumun da bağımlılık oluşturduğunun altını çizerek, şöyle konuştu:
“Oyun oynayıp internete giriyorlar, cihazın türlü marifetlerinden yararlanıyorlar. Bu da haliyle bir bağımlılık oluşturuyor. Orta yaş ve üstü için
bu tip bağımlılıklar söz konusu değil ama gençler onunla doğmuş, onunla büyümüş. Dolayısıyla nomofobi, netlessfobi gibi korku türlerinin
yeni nesilde görülmesi normal. Diğer yandan ise işin toplumsal yanı farklı sorunlara neden olabiliyor. Örneğin sohbet geleneği yara alıyor.
Mevcut durum bu alışkanlıklara uyum sağlasa da kültürde bir farklılaşma meydana geliyor.”

Kaynak:
Son Haberler.com

 








Kaynak:

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
DOLAR
5.7470
EURO
6.3352