BUNUN ADINI NE KOYMAK LAZIM?
Tarih: 6.11.2019 01:38:41 / 38okunma / 0yorum
Özcan PEHLİVANOĞLU

 

Türkiye´de ve dünya da bir sürü gelişme yaşanıyor. Hoş bunlar her zaman olur. Ancak bu gelişmeler gün gelir ortaya bir sonuç çıkartır. Biz de eğer bu sonuçları öngörememişsek başımıza her gelene razı olmak zorunda kalırız.

Biz Türkler genellikle olan biteni süzememiş ve başına geleceklere engel olamamış bir insan topluluğuyuz. Nereden çıkardın derseniz, tarih boyunca olan bitenler ve bugün yaşadığımız derin sessizlik, kafa karışıklığı, temiz bilgiyi alıp işleyememe gibi hususlar bana böyle düşündürtüyor.

/resimler/2019-11/6/0142331384272.jpg

Dünyanın en önemli coğrafyalarından birinde yaşadığımız ve bunun için çok ağır bedeller ödediğimiz bir gerçek olarak önümüzde duruyor. Ancak bunu bir türlü anlayamayıp gereken tedbirleri alamayışımızda bir gerçek... Bu iki gerçek bizi boğdukça boğuyor. Daha iyi anlamak için yüzyıl boyunca çıkan gazeteleri incelemek yeterli sanki sorunlar derin bir buzlukta imiş gibi aynen önümüzde duruyor.

Bir insan dünyaya mutlu ve başarılı olmak, sağlıklı yaşamak, gururunu korumak, toprağında huzur bulmak için gelir. Türkiye´de doğan birinin ya da dünyanın neresinde olursa olsun bir Türk anne babadan doğmuş birinin pek fazla mutlu, başarılı, sağlıklı ve huzurlu yaşadığını söylemek çok zor. Neden acaba?

Bu sorunun cevapları her bir Türk tarafından bireysel olarak verilmelidir.

Hiç bir fert öncelikle devlet, vatan ve millet için yaşamak üzere doğmaz. Aksine ilk önce kendi için yaşayacak ve kendi için yaşamayı becerirse devletine, vatanına ve milletine katkı sağlayacaktır. Siyasetin sevk ve idare ettiği devlette bunun için uygun zemin yaratacak ve kaynaklar bulacaktır. Halbuki bizde bunun tam tersi olmakta birey yani fert kendinden ziyade devlet, vatan ve millet için yaşamaya zorlanmaktadır.

Türk insanı devlet için yaşamaya zorlansa da, kutsallaştırdığımız devlet aldığı kararlar ile bireyi eğitimsiz, yoksul, kültürsüz ve sağlıksız olmasına göz yummaktadır.

O zaman insan eğer bir Türk ise dünyaya gelme nedeni olan mutlu, başarılı, sağlıklı ve huzurlu olarak nasıl yaşayacaktır? Bu sorunun cevabı; çok zordur olur!

Çünkü her şey birbiriyle bağlantılıdır. Devlet dünyaya gözlerini açan her vatandaşını mutlu, başarılı, sağlıklı ve huzurlu olmak konusunda desteklemelidir. Gördüklerimiz bizler için bunların gerçekleşmediğini göstermektedir.

Türkler her yerde yani ister Tanrı Dağında ister Anadolu´da isterse Avrupa´da yada ABD ve Avustralya´da birbirine benzer bir sorunlar yumağına dolanmışlardır. Hiç bir şeyi yani kendileri için iyi veya kötüyü ayırt edemedikleri sorunların müzminleşmiş olmasından çok net anlaşılmaktadır. Onlara doğruları gösterecek aydınlar ise samimi olduklarını kabul etsek bile çok yetersizdirler. Sorunun temelinde bir de bu vardır.

Şimdi yine her türlü bulanıklığın yaşandığı bir dönemden geçiyoruz. Devlet erkine yön veren siyasetin sağından soluna, şeriatçısından milliyetçisine birbirine benzediği günleri yaşıyoruz... Bu tuhaf değil mi? Türk´ün içeride ve dışarıda karşı karşıya olduğu her soruna karşı aynı dili konuşan bir iktidar ve muhalefet ile karşı karşıyayız... O zaman gerçekleri ve başımıza gelecekleri nasıl öngöreceğiz? Kim(ler) anlatacak bize bunları?

Başta söylediğim gibi bugün olan bitenler yarın sonuç verecek. Türk Milleti kendisinin önünü açacak ve yaşananlar karşısında akıl bulanıklığını ortadan kaldıracak siyasetçileri ve oluşumları göremiyor. Hep bir yanlışa "icbar edilmek" durumu var.

Osmanlı bir anda yıkılmadı ve Türkiye Cumhuriyeti bedelsiz kurulmadı! Bunu düşünmek bile bugün yaşadıklarımıza bir ışık olması gerekir...

Bugün suyumuz var ama böyle kullanmaya devam edersek yarın olmayacak... Tek kullanımlık tohumlar yarın toprağınızı körletecek ve açlığa yelken açacaksınız... Peşkeş çektiğiniz madenler ve yer altı zenginlikleri tükenince namerde bügünden daha fazla muhtaç olacaksınız... Sağlığınız için ilaç ve diğer materyalleri üretemezseniz ameliyat masalarında inleyeceksiniz... depreme tedbir almazsanız beton yığınlarının altında kalacaksınız, memleketi istila etmiş sığınmacıları geri göndermezseniz demografik yapınız bozulacak ve bugünleri mumla arayacaksınız.. memleketten kaçmanız da sorunu çözmeyecek Türk olmanız size gittiğiniz her memlekette en büyük sorun olacak...

Kimse bunlar için halkı ayağa kaldıracak bir politik söylem de geliştirmiyor değil mi?

Gelin günümüzü gün etmeyelim! Kafa bulanıklığını giderelim! Yerli ve milli aynı zamanda da bağımsız siyasetçilerle gelecek için tedbir alalım.. Artık hepimiz biliyoruz ki, gelecek çok çabuk geliyor...


Özcan PEHLİVANOĞLU

Anahtar Kelimeler: BUNUN, ADINI, KOYMAK, LAZIM
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
DÜNDEN BUGÜNE AYNA TUTMAK!.. (17 Eylül 2019 - Salı)
SİYASET NİÇİN YAPILIR? (26 Ağustos 2019 - Pazartesi)
İYİ PARTİ, ÇARŞAF LİSTE, DEMOKRASİ! (25 Temmuz 2019 - Perşembe)
ALTAN ARASLI´NIN ARDINDAN... (07 Temmuz 2019 - Pazar)
HERKES EKMEK DERDİNDE! (09 Haziran 2019 - Pazar)
TÜRK ÇOBAN KÖPEĞİ "AKBAŞ"... (03 Nisan 2019 - Çarşamba)
DEVLET ÇÖKTÜ!.. (20 Mart 2019 - Çarşamba)
TAYYİP BEYLE BİR HATIRAM... (11 Mart 2019 - Pazartesi)
İKTİDARIN İKİ PROJESİ!.. (07 Mart 2019 - Perşembe)
TEMELLERİN DURUŞMASI!.. (22 Şubat 2019 - Cuma)
MARAŞ SENDROMU!.. (06 Şubat 2019 - Çarşamba)
KADININ KARİYERİ: ANNELİK! (04 Şubat 2019 - Pazartesi)
TOPLUMSAL AHLAK! (01 Şubat 2019 - Cuma)
DARÜZZİYAFE... (29 Ocak 2019 - Salı)
SİYASETİN TÜKENMİŞLİĞİ!.. (20 Ocak 2019 - Pazar)
AKIL TUTULMASI DEVAM EDİYOR... (07 Ocak 2019 - Pazartesi)
BİLENLER BİLMEYENLERE ANLATSIN! (26 Aralık 2018 - Çarşamba)
ALMANYA´DAN TÜRKİYE´YE BAKMAK! (18 Aralık 2018 - Salı)
UFAK BİR SİYASET DEĞERLENDİRMESİ! (29 Kasım 2018 - Perşembe)
TARİH BU DÖNEMİ NASIL YAZACAK? (18 Kasım 2018 - Pazar)
DATÇA´DA BİR SOYGUN HİKAYESİ.. (22 Ekim 2018 - Pazartesi)
DOĞAYA YANİ ÜRETİME DÖNÜN!.. (24 Eylül 2018 - Pazartesi)
ELÇİYE ZEVAL OLMAZ! (6 Şubat 2017) (04 Eylül 2018 - Salı)
30 AĞUSTOS´TA TÜRK OLMAK ! (30 Ağustos 2018 - Perşembe)
TÜRK SAVAŞ SANATI ! (16 Ağustos 2018 - Perşembe)
YENİ MUHALEFET... (10 Ağustos 2018 - Cuma)
İKTİDARIN EN BÜYÜK DESTEKÇİSİ MUHALEFET! (08 Ağustos 2018 - Çarşamba)
POLİTİKA İNSAN ÜZERİNDEN YAPILIR! (06 Ağustos 2018 - Pazartesi)
MARAŞ´IN BAĞLARI ÖKSÜZ KALDI! (31 Temmuz 2018 - Salı)
HERKES "İYİ PARTİ"yi KONUŞUYOR! NEDEN ACABA? (25 Temmuz 2018 - Çarşamba)
İŞGALİ NİÇİN KONUŞMUYORUZ! (10 Mayıs 2018 - Perşembe)
AVUKATLAR GÜNÜYMÜŞ! (05 Nisan 2018 - Perşembe)
KORKU DAĞLARI “İYİ”CE SARMIŞ! (04 Nisan 2018 - Çarşamba)
BEN HİÇ ALDATILMADIM!.. (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
CEPHE GERİSİNDE BİRLİK! (23 Ocak 2018 - Salı)
BİZMİŞİZ ENAYİSİ BU DÜNYANIN!.. (08 Ocak 2018 - Pazartesi)
TÜRKAN BEBEK !.. (02 Ocak 2018 - Salı)
SAKARYA MAHSUN KALDI! (31 Aralık 2017 - Pazar)
HABLEMİTOĞLU´NUN ANISINA SAYGIYLA... (20 Aralık 2017 - Çarşamba)
BEKA DEDİKLERİ ŞEY!.. (23 Kasım 2017 - Perşembe)
BİZDE GİDİP GİRİT´İ ALSAK !.. (04 Kasım 2017 - Cumartesi)
UNUTULAN TÜRKLER! (23 Eylül 2017 - Cumartesi)
9 EYLÜL ÜZERİNE BİR KAÇ SÖZ!.. (10 Eylül 2017 - Pazar)
AĞUSTOS NUTKUM ! (28 Ağustos 2017 - Pazartesi)
DEMOKRASİ TRENİ YOLA ÇIKIYOR!.. (03 Ağustos 2017 - Perşembe)
GÖKKUBBE... (18 Haziran 2017 - Pazar)
İFTARLAR AMACINA ULAŞIYORMU? (12 Haziran 2017 - Pazartesi)
YENİLECEKSİNİZ!.. (23 Mayıs 2017 - Salı)
ŞEHİTLER ÖLÜYOR ! (27 Nisan 2017 - Perşembe)
İNSAN MESELEMİZ!.. (18 Nisan 2017 - Salı)
VALLAHİ BEN YAZMADIM!.. (13 Nisan 2017 - Perşembe)
VEFAT ve TEŞEKKÜR MESAJI!.. (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
DİYANET MİLLİ DEĞİLDİR !.. (05 Ocak 2017 - Perşembe)
ZOKAYI YUTMUŞ BİR MİLLET ! (03 Ocak 2017 - Salı)
ŞEHİTLER ÖLÜYOR !.. (19 Aralık 2016 - Pazartesi)
İNSAN MESELEMİZ!.. (03 Aralık 2016 - Cumartesi)
TÜRK´ÜN AĞZINA BAL ÇALMAK ! (24 Kasım 2016 - Perşembe)
TÜRKLER ŞİMDİ NE YAPACAK ? (20 Kasım 2016 - Pazar)
HAYAT SAHNESİNDE SİYASET OYUNU !.. (18 Kasım 2016 - Cuma)
BULGARİSTAN´A BAKMAK ZORUNDA KALDIK! (31 Ekim 2016 - Pazartesi)
NURİ PAŞA´YI TANIMAK! (10 Ekim 2016 - Pazartesi)
Sayfa:
DOLAR
5.7573
EURO
6.3395